top of page
  • Orta
  • Whatsapp
  • Instagram
  • LinkedIn
  • TikTok

The Edge: Sürdürülebilirlik ve Teknoloji Harikası

  • Yazarın fotoğrafı: Emre Aktaş
    Emre Aktaş
  • 2 gün önce
  • 2 dakikada okunur

The Edge’de Bir Gün: Akıllı Ofis Deneyimi

The Edge’de çalışma deneyimi, özel olarak geliştirilen bir mobil uygulama ile başlar. Sistem, çalışanların takvim verilerini analiz ederek binaya girişten itibaren kişiselleştirilmiş bir deneyim sunar.


  • Otoparka giriş yaptığınızda araç tanınır ve uygun park alanına yönlendirilirsiniz.

  • Sabit masa sistemi yoktur. Günlük programınıza göre oturma masası, ayakta çalışma alanı, toplantı odası veya konsantrasyon alanı atanır.

  • Işık seviyesi ve ortam sıcaklığı kişisel tercihlere göre otomatik ayarlanır.

akıllı robotlar ofiste temizlik yaparken
akıllı robotlar ofiste temizlik yaparken

Bu yapı, geleneksel ofis anlayışını dönüştürerek esnek, veriye dayalı ve kullanıcı merkezli bir çalışma modeli sunar.


Dünyanın En Yeşil Binası Unvanı

The Edge’in sürdürülebilirlik başarısı yalnızca enerji tasarrufu ile sınırlı değildir. Yapı, çevresel etkiyi minimize eden bütüncül bir sistemle tasarlanmıştır.

Öne çıkan sürdürülebilirlik özellikleri:

  • Yaklaşık 28.000 sensör ile donatılmış akıllı altyapı

  • Ethernet ile çalışan özel üretim LED aydınlatma sistemi

  • Güneş panelleri ile enerji üretimi

  • Termal enerji depolama sistemi

  • Yağmur suyu toplama ve yeniden kullanım mekanizması

  • Doğal havalandırma döngüsü oluşturan merkezi atrium tasarımı

LED paneller, hareket, ışık, nem ve sıcaklık sensörleri içerir. Bu sistem, binayı adeta canlı bir organizma gibi çalıştırır. Sensörlerden elde edilen veriler enerji tüketimini optimize ederken, kullanıcı konforunu maksimum seviyede tutar.

Mimari Tasarım ve Doğal Işık Kullanımı

Binanın kalbi olarak tanımlanan merkezi atrium, doğal havalandırma ve gün ışığı optimizasyonu sağlar. Katlar arasındaki mesh paneller, hava akışını desteklerken çatı tasarımı doğal ışığın iç mekâna maksimum seviyede ulaşmasını mümkün kılar.

Her çalışma alanı pencereye en fazla 7 metre uzaklıktadır. Bu detay, hem çalışan psikolojisi hem de enerji tasarrufu açısından kritik bir mimari karardır.

Akıllı Ofis Modelinin Geleceği

The Edge, yalnızca sürdürülebilir bir bina değil; aynı zamanda veriyle yönetilen yeni nesil bir ofis modelidir. Yapının geliştiricisi olan OVG Real Estate’in vizyonu, binaları birbirine bağlayarak daha az kaynakla daha yüksek verimlilik elde etmektir.

Bu yaklaşım, gelecekte daha az bina inşa edilmesi ve mevcut yapıların maksimum performansla çalıştırılması anlamına gelir. Akıllı şehirler ve karbon nötr mimari konseptleri için güçlü bir referans noktasıdır.

The Edge’i Öne Çıkaran 8 Kritik Özellik

  1. Dünyanın en yüksek BREEAM puanlarından birine sahiptir (%98,4).

  2. 28.000 sensörlü akıllı bina altyapısı bulunur.

  3. Enerji tüketimini geleneksel ofislere göre %70’e kadar azaltır.

  4. Güneş enerjisi ve termal depolama sistemleri ile enerji üretir.

  5. Ethernet tabanlı LED sistemi ile düşük enerji kullanımı sağlar.

  6. Esnek masa sistemi ile mekânsal verimlilik sunar.

  7. Yağmur suyu geri kazanım sistemi mevcuttur.

  8. Çalışan konforunu artıran veri temelli iç mekân kontrolü sağlar.

Sonuç

The Edge, sürdürülebilir mimari ile akıllı bina teknolojilerinin kesişim noktasında yer alan öncü bir projedir. Amsterdam’daki bu yapı, geleceğin ofis tasarımına dair güçlü bir referans modeli sunar.

Kaynak: Bloomberg Features

 
 
 

Yorumlar


bottom of page